1 Milyar 370 Milyon TL: İşte Din Aynen Budur Arkadaşım

fft81-mf2535686-D12B-7DB7-EF55Dün Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıkladı: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için Atatürk Orman Çiftliği’nde binlerce ağacın yok edilmesiyle yapılan Ak Saray’ın maliyeti 1 Milyar 370 Milyon TL. Evet rakam aynen bu. Bu parayla ekonomiye yapılacak katkılar ve sosyal devlet olma yolunca uygulanacak düzeltmeler sanıyorum ki saymakla bitmez. Yine güzel, gösterişli ama çok daha makul maliyetlerde bir yer yapılabilir miydi? Evet yapılabilirdi.

Peki neden yapılmadı?

Ben hemen cevabı vereyim. Çünkü Osmanlı hala yıkılmadı. Padişah hala içimizde. Halifelik hala bizim. Çünkü din hala sarsılmadı. Çünkü gösteriş hala bizim olmazsa olmazımız. Açlıktan ölsek de yabancı ülkelerin elçilerin gösterişli saraylarımızda ağırlarız. Gelenler borç içinde yüzdüğümüze inanamaz.

Peki mesela din nedir?

Din nedir biliyor musunuz? Din oruç tutup kadın dövmektir. Midir? Din namaz kılıp kokan ayakla camiye gitmektir. Midir? Din 18. kez Hacca gidip hayatında bir kez bile bir yetim okutmamaktır. Mıdır? Din Ramazanda hırsızlık oranlarının azalmasıdır. Mıdır? Din oruçluyken trafikte gözü dönmüş gibi araba kullanmaktır. Mıdır?

Hayır bunların hiçbirisi elbette ki değildir. En azından iddia edilen bu. Din bunların hiçbirisini emretmez. Ama tek başına tedavide yetersiz kalır ve vicdanen ve ahlaken gelişmemiş bir bireyin afyonu haline gelir. Tek başına yeterli olmaz çünkü artık orada bir yerlerde duran bir teminattır. Sorgulamaya korkan bireyin biricik dostudur.

Günün sonunda şundan eminim. Düşük gelir grubundan insanların belli başlı olguları sarsması mümkün değil. Onları da ellerinden aldığınız anda bunalıma sürükleneceklerdir.

Ama orta sınıfın bitmek bilmeyen uykusunu kabul etmekte zorlanıyorum. Anlıyorum ama kabul edemiyorum. Bu ülkede zihniyet devrimi iki olgunun tartışmaya açılmasıyla başlayacak. Sonuçlarının bir önemi yok. Sadece şunu belirtiyorum. Tartışılacak. Ezberler sarsılacak. Yıkmak öyle 2 dakikada olan bir şey değildir. Ama sarsıldıklarında bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

O boyutta sorgulayıcı bir kültürden gelen Cumhurbaşkanı padişah ya da halife olmadığının farkına varacak. Din adı verilen olguyu kimselere bırakmıyorken ve o olgunun insanlar arasında mutlak eşitlik emrettiğini iddia ediyorken; asgari ücretle çalışan işçiler yerin 300 metre altındayken, uçurumdan yuvarlanan midibüslerde can veriyorken; her gün ortalama 5 işçi inşaatlarda hayatını kaybediyorken; o maliyette bir saray yapımına vicdanı el vermeyecek. Bunu kabul etmeyecek. Bundan rahatsız olması için din kavramına ihtiyacı olmayacak. Bunu O’na vicdanı emredecek. Vicdanı otomatik bir maliyet çıkartacak.

Ve o maliyet 1 Milyar 370 Milyon olmayacak.

Not: Bu yazı 4 Kasım 2014’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.