Aşkta Kopenhag Kriterleri’nin Tamamına Tik Koymak

indir-BC31-CF9C-1BFC1)      -de, -ki ve genel bağlaçların otomatik doğru kullanımı. (düşünmek yok, direkt doğru yazım)

2)      Olmadığı bir şey gibi görünme durumunun olmaması. Facebook, Twitter ve benzer mecralarda içi boş vatan kurtarma triplerinin olmaması.

3)      Sözün hiçbir derinliği olmadığı ve aslında sözü de anlamadığı halde, 3-5 kişisel gelişim mottosuyla her şeyi çözdüğünü sanma durumunun olmaması.

4)      Instagram’da değişik noktalardan çekilmiş, birbirinin kopyası makyajlı pozların olmaması.

5)      Instagram’da ya da benzer mecralarda, günün neredeyse her anını ve her değişik olayını paylaşma isteğinin olmaması.

6)      Herhangi bir şekilde “hashtag” kullanımı, hele hele hashtag koyarak cümle yaratma gibi, dünyanın en itici hareketinin olmaması.

7)      Sosyal medyada “Her gün bir yerdeyim, çok eğleniyorum” tadında ergence check-in yapılmaması.

8)      Sürekli olarak bıcı bıcı, “Canım arkadaşım, biriciğim, bitanem” gibi samimiyetsiz ve zorlama hitapların kullanılmaması.

9)      Güçlü empati yönü ve vicdan.

10)   Egoların gömülü olması.

11)   Çocuksu kıskançlığın hiç mevcut olmaması, aşk dışında başka bir şeyin ortada olmaması.

12)   Olgunluk.

13)   Dürüstçe her şeyin paylaşılması. Diyaloğun öneminin farkında olmak.

14)   Kitapların hayattaki öneminin farkında olmak.

15)   Herhangi bir kitabı okumasa da okumuş gibi ya da herhangi bir filmi izlemese de izlemiş gibi yapmamak.

16)   Yapaylıktan uzak olmak.

17)   Hem inek hem de tembel olmak.

18)   Futbolla takım tutma düzeyinde ilgili olmak ve Pazar sabahları “Bugün günlerden xxx” yazmamak; derbi taraftarı olmamak.

19)   Ofsaytı öğrenmeye açık olmak.

20)   Yeri gelince sıkılmadan PES, Fifa oynayabilmek.

21)   Yeni yerler ve hayatlar keşfetmeye açık olmak.

22)   Düzenli bir hurriyet.com.tr okuyucusu olmamak.

23)   Restoranda hesap geldiğinde, samimi bir şekilde paylaşmak istemek.

Çok mu kategorize ediyorum? Evet sanki. Bu özellikleri barındıran kişiyi arayışla ilgili, şakayla karışık konuştuğumda, elbette belli açılardan obsesif ve takıntılı göründüğümün farkındayım. Bunlar elbette, aşka giden yolda aracı olamaz ve bunlara takık olan insan, bu özelliklerin hiçbirine sahip olmayan birine de aşık olabilir. Aşk budur. Ama en azından bana göre, herkes kafasında bir profil çizer ve o profile genel anlamda yakın birine kaptırır kendini. Zamana yenik düşer ya da düşmez ama aslında herkes kafasında bir sevgili modeli çizer. Ve bilinçdışına hapsolmuş şekilde onu arar. Değişirse, ya sevgili de değişecek ya da yeni bir sevgili aranacaktır.

Ve tüm özelliklere tik koymak da gerçekten de dünyanın en huzur verici şeyi olabilir.

Herkese bol tikli zamanlar dilerim.

Not: Bu yazı 27 Kasım 2014’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.