Yeryüzüne Dayanabilmek İçin

0000000577229-1Tezer Özlü uzun zamandır okumak istediğim, zaman zaman okuduğum yazılarıyla zihnimi meşgul eden, en ilgi çekici bulduğum yazarlardan biri. Türk edebiyatının bu değerli ismini, 1986 yılında, maalesef henüz 43 yaşında kaybettik. Okuduğum ilk kitabı olan Yeryüzüne Dayanabilmek için, Özlü’nün yurt dışındayken Türkiye’deki dergilere yazdığı, sinema, tiyatro ve edebiyat hakkındaki yazılarından oluşuyor. Özlü’nün dünyasına yakınlaşabilmek için bu yazılar başlangıç aşamasında belki de bire bir.

Bu yazıları okurken Özlü’nün farklı biri olduğunu anlamak zor değil. Son derece içten bir yazın tarzı var. Kültürel birikiminin çok ileri düzeyde olduğu açık. Hemen her yazıda Özlü’nün iç dünyasından bir parça bulmak mümkün. Kitabın bir yerinde, insanın yazma ihtiyacıyla ilgili bir bölümde, Özlü “Niçin yazıyorum?” sorusuna çok net bir cevap veriyor. “Yaşamla ve ölümle hesaplaşmak için yazıyorum”.

Özellikle Özlü’nün Kafka hakkındaki görüşlerini anlattığı yazıları çok beğendim. Özlü’nün düşünce dünyasında Kafka’nın farklı bir yeri olduğu anlayabiliyoruz. Ayrıca Tarkovski’yle yapılan röportajın olduğu yazının da gerçekten dikkatle okunması gerek. Sinemaya dair ödüller ve onlar hakkındaki incelemelerin olduğu yazıları okurken bir parça dikkat dağılması yaşadım ama azimle okunursa not edilecek çok fazla şey bulmak mümkün. Özlü’nün kesinlikle çok derin bir dünyası var. Erdemli, zaman zaman asi, bilgelik dolu bir dünya. İnsan ve insana dair her detay bu dünyanın merkezinde. Tezer Özlü’den öğrenilecek çok şey olduğunu düşünüyorum.

Yazıyı kitaptan bir alıntıyla tamamlamak istiyorum:

“Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bir kez bu zavallılıktan sıyrılmayagörsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altına alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazı yazılır. (Ya da kendi kendine kanıtlamak için). Çünkü, insanın kişisel özgürlüğü, kendi dünyasına egemen olmasıyla başlar.”

Reklamlar