Puslu Kıtalar Atlası

0000000061857-1İhsan Oktay Anar’ın 1995 yılında yayımlanan ve pek çok dile çevrilen romanı Puslu Kıtalar Atlası’nı uzun zamandır duyuyordum. Ama açık konuşmak gerekirse, okunacaklar listemde ilk sıralarda olduğu söylenemezdi. Sonra nedendir bilinmez geçen hafta okumaya karar verdim ve birkaç günde bitirdim. Ama bu 238 sayfalık kitabı, belki kendimi zorlasaydım hiç sıkılmadan 1 günde de bitirebilirdim.

Öncelikle belirtmek isterim. İhsan Oktay Anar’la umarım bir gün bir yerlerde karşılaşır ve bu kitap hakkında sohbet ederim. Böyle bir kitap yazdıran hayal gücünün sahibiyle konuşmak gerçekten de çok farklı bir deneyim olurdu. Ama şüphesiz ki bu kitabı yazdıran yalnızca hayal gücü değil. Anar’ın derin bir tarih ve felsefe bilgisi olduğu da anlaşılıyor. Ki kendisinin yüksek lisans ve doktorasını felsefe bölümünde yaptığını da belirtmek gerek. Araştırdığım kadarıyla fazla göz önünde olmayı ve kitaplarından bahsetmeyi seven biri değil. Ki bunun şaşırtıcı olduğu söylenemez.

Puslu Kıtalar Atlası öyle bir kitap ki insan anlatmaya nereden başlayacağını ya da kitabı hangi sınıfa koyacağını bilemiyor. Tarihi roman mı? Masalsı roman mı? Felsefi roman mı? Fantastik roman mı? Yoksa hepsi mi?

Roman, 17. yüzyılın sonlarında İstanbul’da geçiyor. Okurken kimlerle karşılaşmıyoruz ki? Hırsızlar, kumarbazlar, dilenciler, afyoncular, kabadayılar, lağımcılar, yeniçeriler, tüccarlar… İki ana karakterden bahsetmek mümkün olsa da yan karakterler birbiriyle sürekli etkileşim içinde. Birkaç farklı öykü olması zihinde ara ara kopukluk yaratabilir ama okudukça hepsinin birbiriyle bağlantılı olduğu anlaşılıyor ve her öyküde okuyucunun hayal gücü daha da genişliyor. Roman belki de gücünü buradan alıyor.

Kitapta Galata’nın, Karaköy’ün, Üsküdar’ın sokaklarında yürüyoruz. Ermeni ve Rum semtlerinde geziyoruz. İstanbul’da neredeyse dolaşmadığımız yer kalmıyor. İster istemez eski İstanbul’u zihnimizde canlandırmaya çalışıyoruz. Bir zamanlar bu şehrin etnik açıdan ne kadar zengin olduğunu görüyoruz. Kendimizi tüm olanı biteni yakından izliyormuş gibi hissediyoruz. Kitabın mükemmel kurgusu ve masalsı anlatımı bunu mümkün hale getiriyor.

Başlangıçta eski Türkçe kelimelerin fazlalığı yorucu olsa da kitap ilerledikçe dil yalınlaşıyor. Yine de okurken sözlük bulundurmak faydalı olabilir. Kitap bittiğinde ise insan İhsan Oktay Anar’ın hayal gücüne ve yaratıcılığına hayran olmadan edemiyor. Uzun İhsan Efendi’yi ve düşlerini tanıdığınıza gerçekten de pişman olmuyorsunuz. Bu arada kitabı bitirenlerin büyük çoğunluğunun, kısa süre içinde tekrar okumak isteyeceğini düşünüyorum. En azından bende öyle bir his oluştuğunun söyleyebilirim.

Yazıyı kitaptan bir alıntıyla tamamlamak istiyorum.

“Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı. Oysa Uzun İhsan Efendi, Dünya’nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi. Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı. Kuran’ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardında giden herkes, dünyayı onun gibi okuyup şehadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı. Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya’nın şahidi olmaktı.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s