Çanlar Kimin İçin Çalıyor

0000000206019-1İlk Ernest Hemingway romanım, Çanlar Kimin İçin Çalıyor’u önceki gün bitirdim. Hemingway’i ilk olarak ortaokul/lise yıllarında duymuştum. Ama bir şekilde bugüne kadar herhangi bir romanını okumam mümkün olmadı.

Çanlar Kimin İçin Çalıyor, 1943 yılında sinemaya da uyarlanmıştır. Bu arada başrollerini Clive Owen ve Nicole Kidman’ın paylaştığı, 2012 yapımı bir televizyon filmi olan Hemingway&Gellhorn’da, Hemingway’in bu roman için ilham kaynağı olan İspanya İç Savaşı’ndan kesitler anlatılıyordu. Filmde, Hemingway’in zor karakteri de dikkatimi çekmişti. Çok üst düzey bir film olmasa da kitaba yönelik merakımı daha da artırmıştı.

Romanda, İspanya İç Savaşı sırasında bir grup cumhuriyetçi gerillanın, faşistlere karşı verdiği mücadele anlatılıyor.

Romanın kahramanı Robert Jordan, Amerikalı bir bomba uzmanıdır. İspanya İç Savaşı’na gönüllü olarak katılmıştır. Bu arada çok iyi İspanyolca bilmektedir. Görevi, stratejik açıdan önemi olan bir köprüyü havaya uçurmaktır. Bunu gerillaların yardımıyla yapmayı amaçlamaktadır.

Bunun için 3.5 günü vardır. Dağlarda yaşayan Pablo ve çetesiyle tanışır ve kısa sürede onların güvenini kazanır. Bu arada, daha önce gerillaların faşistlerin elinden kurtararak yanına aldıkları, Maria adlı bir genç kızla aralarında bir çekim başlar. Ve bu çok kısa sürede büyük bir aşka dönüşür. Robert Jordan ölüm riskinin fazlalığının farkında olsa da kendini bu saf ve utangaç genç kıza kaptırır ve bir anda kendini gelecek planları yaparken bulur. Adeta Maria’yla bir olurlar. Maria da ona her şeyiyle teslim olmuştur. Geçmişinde birçok acı bulunan bu genç kız, bunları tüm benliğinde hissetse de artık unutmanın bir yolunu bulmuştur.

Kitabı okurken en etkilendiğim karakterlerden biri, Pilar adlı bir kadındır. Robert’la ilk tanıştıkları zaman, Pilar onun el falına bakar fakat Robert’ın ısrarlarına rağmen bir şey görmediğini belirtir. Robert böyle şeylere inanmayan biridir fakat ara ara bunu düşünmekten kendini alamaz. Pilar, ağzına geleni düşünmeden söyleyen, dürüst, akıllı ve cesur biridir. Okuyucunun zihninde, en azından benimkinde, her şeyin gizliden gizliye farkında olan biri imajı yaratır. Eskiden güçlü biri olarak gördüğü, kocası Pablo’yu sürekli ödlek olmakla itham eder ve artık ona saygısını kaybetmiştir. Pablo daha ilk günden, bu operasyonun bir intihar olduğunu düşünür ve yardım konusunda isteksizdir. Bu yüzden ona karşı, Pilar’in nefreti giderek derinleşir.

Bu arada zaman zaman Robert Jordan’a geçmişinden bahseder. Savaşın ne olduğunu ve insanları ne hale getirdiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bir anısı vardır. Savaşın ilk aylarında, küçük bir kasabada içinde belediye başkanı ve kasabanın ileri gelenlerinin de olduğu faşistler tek tek yakalanır. Pilar, onların köylüler tarafından nasıl linç edilip, uçurumdan aşağı atıldığını tüm detaylarıyla anlatır. Cumhuriyet ve özgürlük yanlısı köylülerin, faşistleri öldürüş biçimi Pilar’ı derinden sarsmıştır.

Romandaki en önemli noktalardan biri de Hemingway’in her iki tarafın da insani yönlerine dikkat çekme isteğidir. Hemingway, karakterlerin savaş üstüne sorgulamalarını kendi bakış açılarından yansıtır. Aslında, olan bitenin ne kadar anlamsız olduğunun herkes kendi çapında farkındadır. Ama artık geri adım atmak imkansızdır. Öldürmek, her savaşta olduğu gibi sıradan hale gelmiştir. Robert Jordan da bu 3.5 günlük süreçte, bir yandan Maria’nın aşkı, bir yandan da hayatını sürekli sorgulamasıyla giderek güçlenen iç sesiyle mücadele etmektedir.

Kitap, okuyucuyu tam olarak tatmin etmeyen bir finalle sona erer. Belki de Hemingway, kitabı herkesin aklındaki sonla bitirmek istememiştir.

Betimleme okumak konusunda zaman zaman zorlanan ben, Hemingway’in kitaptaki betimlemelerini okurken fazla zorlanmadım. Bu kitabın atmosferiyle de ilgili olabilir. Klasik tabirle, Çanlar Kimin İçin Çalıyor’un herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Kitabın adı, şair John Donne’ın bir katedralde başrahip olduğu dönemdeki vaazlarından birinden alıntıdır. Vaazların metinleri sonradan yayınlanmıştır. Yazıyı aşağıdaki metinle sonlandırmak istiyorum:

“Ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta; bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki yiten bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurtluğunmuş gibi, ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; senin için çalıyor.” John Donne

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s