Divan

0000000065501-1Divan, Irvin D. Yalom’un okuduğum 4. kitabı. Psikoloji, psikanaliz ve felsefeye meraklı biri olarak, şu ana dek Yalom’un beğenmediğim bir romanı olmadı. Yalom, daha önce okuduğum 3 romanda da merkeze 3 önemli filozofu koymuştu. Spinoza Problemi’nde Baruch Spinoza, Bugünü Yaşama Arzusu: Schopenhauer Tedavisi’nde Arthur Schopenhauer, Nietzsche Ağladığında’da ise Friedrich Nietzsche merkezdeydi. Yalom, okuyucuya diyalog şeklinde bu filozofların düşüncelerini ve günümüz dünyasındaki yansımalarını anlatıyordu. Bir psikiyatrist olan Yalom, bunun da avantajını kullanıyor ve psikolojik terimler ve çözümlemelere de kitaplarında muhakkak yer veriyordu. Divan’da da durum benzer. Ancak bu 3 kitaptan farklı olarak merkezde bir filozof yok. Bu sefer karşımızda gündelik hayattaki insanlar var. Bununla birlikte, en mahrem sırlarımızı açtığımız psikiyatrist ve psikoterapistlerin iç dünyasındaki gitgeller de var.

Romanın ana kahramanı Ernest Lash. Etrafında 3 önemli karakter daha var. Hepsinin iç dünyasında ciddi boyutta sıkıntılar mevcut. Ama bunları bastırmayı tercih etmişler ve bilinçdışına itmişler. Doğal olarak da bunları belli bir yaşa kadar çözememişler. Hırsları, kompleks kaynaklı kibirleri, sevgi eksiklikleri, insanlara karşı acımasız tavırları, yalnızlıkları, intikama susamışlıkları, çocukluklarından kalan sıkıntılar en belirgin özellikleri. Fakat kendilerini incelemeye başlamalarıyla birlikte bir takım şeylerin farkına varacak ve değişmeye başlayacaklardır.

Tüm bunların yanında Dr. Lash de kendi iç dünyasını inceler. Hastalarına karşı fazla zorlayıcı ve bilgiç davranıp davranmadığı konusunda kafası karışıktır. Bazen, kendisine anlatılanlara dışarıdan bakmak yerine, olayların çok fazla içine girmektedir ve bu da nesnelliğini kaybetmesine yol açar. Yeni hastası Carol’u tedavi sürecinde ise, daha önce denemediği bir yöntem benimseyecek ve o da her konuda hastasına dürüst olacaktır. Ama bunu yapmanın hiç de kolay olmadığının farkına varacaktır. Carol’un onu baştan çıkarmak için her şeyi denemesiyle birlikte, hastayla terapist arasındaki ilişkinin boyutunu sorgulayacak ve en doğru yolu bulmaya çalışacaktır. Ama Carol hiç de kolay lokma değildir. Gözetmeni ve akıl hocası olan, kibirli, kendini aşırı beğenen ve ciddiye alan Dr. Marshall Streider’ın hasta ve terapist ilişkisi hakkındaki sözleriyle, her hastanın kendine özel bir tedavisi olmalı fikri arasında sıkışacaktır. Çıkış yolunu bulmak ise kolay değildir zira Carol’un ondan gizlediği şeyler ve korkunç bir planı vardır.

Kitaptaki karakterler düşünüldüğünde, 1-2 karakterin dönüşüm sürecinin yarım kaldığını hissettim. Mesela yıllardır kendisine acı veren, son derece baskın ve dominant bir kadınla evli olan, pısırık bir yapıya sahip olan Justin, sonunda Dr Lash’in de telkinleriyle karısını terk etmeyi başarır. Fakat böyle önemli bir adımdan sonra hayatında ne gibi değişiklikler olur? Bu konuda hiç bilgi alamıyoruz. Bir de kitabın sonunun bir parça aceleye getirildiğini düşünüyorum. Belki gerçekler açığa çıktıktan sonra olanlarla ilgili biraz daha bilgi almak güzel olurdu ama Yalom tam da o noktada kitabı bitirmeyi tercih etmiş.

“Divan”, belki bir Nietzsche Ağladığında değil. Ama Irvin D. Yalom psikolojik ve felsefi roman deyince aklıma gelen ilk isimlerden biri. Bir roman olarak eksikleri olsa da psikanaliz ve felsefeye meraklı olanlar bu kitabı okuduklarına pişman olmayacaklardır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s