Eze Eze 0-0

fenerbahce-7-mac-aradan-sonra-puan-yitirdi-1423339407-0999-B174-FA2A-C196Aslında ezmek denince akla tabii ki önce skor geliyor. Ancak öyle maçlar vardır ki rakibi skor olarak ezmeseniz de oyun olarak ezersiniz. 6 Kasım 2002’deki 6-0’lık maçta Fenerbahçe Galatasaray’ı ezmemişti. Benzer şekilde, 2005’de Galatasaray’ın Fenerbahçe’yi 5-1 yendiği kupa finalinde de benzer bir durum söz konusu değildi. Ancak Cumartesi akşamı, Fenerbahçe Trabzonspor’u her anlamda sahadan sildi. Bunu rakamlar da destekliyor.

Oyunun her yerinde maça hakim olan ve 8 net gol pozisyonunun yanında, rakibine hiç pozisyon vermeyen bir Fenerbahçe vardı. Müthiş pres yaptı. 1 frikik 1 de uzaktan atılan şut haricinde, Volkan doğru dürüst kurtarış yapmadı. İlk 11’de Emenike’nin yerine Sow ya da Webo olsa, rahat alınacak bir maçtı. Bu Emenike ısrarını anlamak gerçekten çok zor. Bu ısrar belki de Fenerbahçe’yi şampiyonluktan edecek.

Bunun dışında, Diego’nun oyunun bu kadar kritik bir anında oyundan alınması kesin olarak yanlıştı. Diego, oyunun ceza sahası içinde sıkıştığı anlarda, aralara oynayabilecek, bunun yanında uzaktan da isabetli şut atabilen bir oyuncu. Oyunun tıkandığı bir anda, Emenike’ye oyunda tutup, Diego’yu ve bir de Kuyt’ı oyundan almanın hatalı bir karar olduğunu düşünüyorum.

Gol yüzdesi ve şansı, Emenike’nin çok önünde olan Webo’yu oyuna 82. dakikada almak da bence Fenerbahçe’yi galibiyetten etti. 29 yaşındayım, daha yaptığı nokta oyuncu değişikliğiyle maçı alan bir teknik direktör görmedim. Bir parça Daum’u sayabilirim sanırım. Onun dışındaki hamleler beni hep düşündürmüştür. Bilmiyorum belki de biz oyunu, saha içinden olduğu kadar iyi okuyamıyoruz.

Maçın hakemi içinse söylenecek fazla bir şey yok. Bir takımın başkanı tarafından maçtan önce aranan bir hakemin, bundan daha iyi bir maç yönetmesi beklenemezdi. Emenike’ye yapılan harekette, müdahale önce topa olsa da sonrasında bence çok net bir faul var. Dolayısıyla hareket penaltı. Ancak rakip futbolcu öncesinde topa dokunduğu için, hakem bu hareketi es geçmiş ya da görememiş olabilir.

Fenerbahçe bu sonuçla hakettiği bir 3 puandan oldu. Ama bana şampiyonluk açısından ciddi umut verdi. Futbol kalitesi olarak Beşiktaş ve Galatasaray’ın önünde olduğunu düşünüyorum. Ancak özellikle Beşiktaş’ın deplasman galibiyetleri rakip takımlar açısından sinir bozucu. Zira maç içinde fazla bir şey üretemeyen siyah beyazlılar, oyun disiplininnden kopmamaları ve hücuma daima hızlı çıkışlarıyla bir şekilde gol bulmayı başarıyorlar. Ama bu durumun kırılgan olduğunu ve bir yerde sonlacağını düşünüyorum.

Ligin kalitesi çok yüksek olmasa da rekabet üst düzeyde. Dileğim İbrahim Hacıosmanoğlu gibi insanların sayısının azaldığı bir spor kültürü. Beklemeye devam edeceğim.

Not: Bu yazı 9 Şubat 2015’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s