İş Cinayetleri Almanağı 2013

manset-iscinayetleri-roportaji-C72A-616C-1607“Türkiye’de iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin sayısı artıyor. 2012’de en az 878 olan can kaybı 2013’te en az 1235’e çıktı. İşçilerin 103’ü kadın, 59’u çocuk ve 22’si göçmen.

Türkiye, iş cinayetlerinde Avrupa 1.’liğini, Hindistan ve Rusya’dan sonra dünya 3.’lüğünü istikrarlı bir şekilde sürdürüyor. İş cinayetlerinde yakınlarını kaybedenler ve yaralanarak kurtulanlar bu kara madalyalardan kurtulmaya kararlı. Davutpaşa’dan Ostim ve İvedik patlamalarına, Esenyurt’taki AVM çadır yangınından Kozlu’ya iş cinayetlerinde en çok canı yananlar, “geride kalanlardan başka canlar yanmasın diye” örgütlüler. “Adalet Arayan İşçi Aileleri” konuyu gündemde tutmak için her ayın ilk pazar günü İstiklal Caddesi Galatasaray Meydanı’nda Vicdan ve Adalet Nöbeti tutuyor.

Her gün 5 ila 8 işçinin hayatını kaybettiği Türkiye’de, Adalet Arayan İşçi Aileleri iş cinayetlerinin “kaza da kader de” olmadığına kulak verecek vicdan sahiplerini dayanışmaya çağırıyorlar. Çabaları iş cinayetlerine sebep olan tüm idari birimlerdeki sorumluların yargılanması için.”

Yazıya İş Cinayetleri Almanağı 2013’ün arka kapağında yazan bu özetle başlamak istedim. Bu ne zamandır yazmak istediğim bir yazıydı. Aslında, birçoklarının bildiği gerçeklerden farklı bir şey yazmayacağım.

Bu kitabı elime aldığımda aylardan Mayıs’tı. Ve tam da o günlerde Soma Faciası gerçekleşti. 301 işçi hayatını kaybetti. Hep aynı sözler tekrarlandı. Ve Türkiye bir kez daha, bu olaydaki asıl sorumluları yargılayamadı. Sonrasında Torunlar İnşaat faciası gerçekleşti. Bu sefer de 10 işçi hayatını kaybetti. Kısa süre sonra, bu sefer Ermenek’te Has Şekerler’e ait kömür madeninde, 18 işçi su altında kalarak hayatını kaybetti. Benzer şekilde yurdun farklı yerlerinde birçok iş cinayeti gerçekleşti ve Türkiye, Avrupa’da bu konuda liderliği yine kimseye bırakmadı.

Bu almanakta 2014’ün, en azından 2013 kadar iş cinayetinin yaşandığı bir yıl olmaması temenni ediliyordu. Ama olmadı.

Almanakta birçok farklı kesimden kişilerle ve hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla yapılmış çok sayıda röportaj var. Aslında hepsinde temenni aynı: “Sorumlular yargılansın.”

Ama olmuyor. Önlemler alınmıyor. Taşeronlar dehşet saçıyor ve yalnızca kendi karlarını düşünüyor. Düzenleyici olması gereken kurumlardaki kişiler, yalnızca kendi koltuklarını düşünüyorlar.

İş Cinayetleri Almanağı 2013, insanların zihnine kazınan “iş kazası” kalıbının aslında tam olarak “iş cinayeti” olduğunu üzerine basa basa vurgulayan bir kitap.

Ben kendi adıma böyle değerli bir almanak hazırladığı için BirUmut Yayınları’na teşekkür ediyorum.

Not: Bu yazı 25 Ocak 2015’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s