Yavuz Bingöl’ün Vicdan Muhasebesi

yavuz-bingol-basbakan-erdogan-F489-27E3-DEB3Yavuz Bingöl denince birçok kişinin aklına “sol” kavramlar gelir. En azından bir süre öncesine kadar geliyordu. Her ne kadar Türkiye denince, solun sağa, sağın sola karıştığı bir coğrafyadan söz etsek de, en  azından Yavuz Bingöl söylemleriyle “sol”a yakın olduğu imajını çizmekteydi.

O yüzden birçokları için, Bingöl’ün Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili sözler büyük hayal kırıklığı oldu.

Bu sözlere farklı açılardan bakılabilir. Bingöl, muhtemelen bu sözleriyle empati yapmaya çalıştığını ve barışa giden yolda olayın siyah-beyaz olmadığını belirtmek istediğini iddia edecektir. Ama bu şekilde mi? Yoksa olay, insanın bir bakıma doğuştan gelen, öyle ya da böyle güçlüye yakın durarak kendini iyi hissetme hikayesi mi?

Bir insan, annesine edilen küfürlerden rahatsızlık duyuyorsa ve bundan dolayı bir travmaya sahipse, eğer bir parça vicdanlıysa, daha fazla empati yapmaya eğilim gösterecektir. 14 yaşında bir çocuğu ısrarla terörist olarak gösterip, acılı bir anneyi anlayamamak, vicdansız bir insanın yapacağı şeydir ve zaten bahsettiğimiz kişide de özellikle Gezi Parkı sürecinde vicdandan eser olmadığını görmüştük.

Günlük hayatımızda sıklıkla yaptığımız bir şey var. Pişmanlık duyuyoruz. Çünkü biz insanız. Ben zaman zaman gün içinde ya da herhangi bir konuşma içindeyken dahi, inandığım bir fikirden vazgeçebiliyorum. Çıkarım yaptığım yollarda bir sakatlık seziyorum. Doğru olmayan bi şey sezdiğimde, uzatmayı yersiz buluyorum. Şüphesiz ki Yavuz Bingöl de empati yapıyordur ama böyle bir çıkarımın her yanının sakat olduğunu görmesi ve bu konuda pişmanlık duyması son derece insani. Bunun farkına varması çok da zor değil.

Yavuz Bingöl barıştan yana olmaya çalıştığını belirtiyor ama bu olayların tarafı olan kişi vicdansız bir diktatör adayıysa, biz barıştan söz edemeyiz. Tarih sahnesinde birçok kişinin, birçok ölümde imzası var. Ve ölümler bir kere başladıktan sonra, rakamın önemi yoktur. Ya kontrolünüzü kaybeder ve tüm dünyanın size düşman olduğu gibi bir saçmalığa inanırsınız ya da gerçekten de bir şeylerin yanlış olduğunu görüp özeleşiri yaparsınız. Yavuz Bingöl en azından bunu görmeli.

Bunun dışında da klasikleşmiş üzere, Yavuz Bingöl’ün bu sözlerine hakaretle karşılık verilmesi, hiç geçmeyen bir hastalık. Maalesef bizde hala eleştiriyle hakaret birbirine karıştırılıyor.

Özetle, Berkin Elvan 14 yaşında bir çocuktu. Devletin her zamanki soğuk yüzü nedeniyle öldü. Ve aynı devletin o zamanki başbakanı, bu konuda bir özür bile dilemedi ve de üstüne ölen bir çocuğun annesini meydanlarda yuhalatarak, Berkin’i de terörist gibi gösterdi. Empati herkesle yapmalıyız ve yapacağız da. Ama bazı isimler vardır ki empati yapmak bize somut bir şeyler kazandırmaz. Günün sonunda elimizde koca bir hiçle kalırız. Umarım Yavuz Bingöl de kendi içinde bir şeylerin farkına varır ve mutlak gücün tarafında olmaktan vazgeçer.

Not: Bu yazı 9 Aralık 2014 tarihinde Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s