Interstellar

images-A668-2708-629CChristopher Nolan’ın son filmi olan Interstellar’ı dün izleme fırsatı buldum. Ben kendi adıma, Inception’dan sonra Nolan daha iyisini yapabilir mi açıkçası emin değildim. Ve bu film kesinlikle daha iyisiydi. Bu filmin de iyisi olur mu hep birlikte göreceğiz.

Kuantum teorileri, 5.boyut, uzayın bükülmesi, zaman, solucan deliği, paralel evrenler, kara delikler… Bunlar tabii ki kafa karıştırıcı. Nolan belli ki bunları kullanırken bilimsel metotlardan hiç şaşmamış.  Amerikalı fizikçi Kip Thorne’nin senaryo danışmanı olması şaşırtıcı değil. Profosyenel destek almadan bu filmin altından kalkmak imkansız. Tutarlı cevaplar bulmak normal insan için zor olabiliyor. Ama her şeyden önce, bu hayalgücüne insan şapka çıkartıyor.

Film 169 dakika sürüyor. Uzun filmler söz konusu olunca zaman zaman sıkıntı yaşayan ben, hemen hemen hiçbir bölümde filmden kopmadım. Sadece bazı bölümler biraz fazla uzun işlenmiş gibi. Matt Damon’lı bölümü biraz zorlama ve gereksiz buldum. Ama her şekilde Interstellar son zamanlarda izlediğim en iyi bilimkurgu-belgesel tadında film diyebilirim. Bu arada bence filmin kesinlikle en az 2 kere izlenmesi gerek. Sinemadan çıkınca bir süre kendime gelemedim. Çünkü her anında zihnimdeki kayıp parçaları birleştirmeye çalışıyordum. Elbette ki kuantum fiziğine biraz daha ilgim olsaydı; bazı noktaları birleştirmek normalden daha kolay olabilirdi. Filmde ayrıca Nolan hemen hiçbir noktada Hollywoodklişelerine sığınmamış. Mesafe tanımayan en önemli olgunun sevgi olduğu gerçeğini, baba-kız örneği üzerinden vermesi bence gayet tutarlı ve yerindeydi.

Filmi anlamayanlar ya da sevmeyenler içinse klişemiz hazır: “Bilmediğin şeyi öğrenemezsin.”

Bu konulara hiç kafa yormayan birinin bu filmi sevmesi ya da keyif alması beklenemez. Onları da ağızda köpüklerle suçlamaya gerek yok ama gerçekten de eleştiri yapmadan önce bir parça da olsa düşünmek gerek.

Matthew Mcconaughey ise bence rolünde çok başarılıydı. Geçen sene Oscar’ı almayı ne kadar hak ettiğini bir kez daha gösterdi. Romantik-komedilerin aranan ismiyken bu noktalara gelmesi gerçekten de ciddi bir başarı. Başroldeki diğer isim Anne Hathaway ise rolünde başarılı olsa da bu rol için doğru isim olup olmadığı konusunda bir parça kafa karıştırdı.

Interstellar’ın, Gravity (2013) ve 2001: A Space Odyssey (1968) ile birlikte alanında şimdiden başyapıtlar arasında yerini aldığı söylenebilir.

Not: Bu yazı 11 Kasım 2014’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s