Tanrı’nın Formülü

indir-193A-1F93-7A7B“Tanrı’nın Formülü” tamamen tesadüfen, üzerinde Einstein’in resmi olması ve ilgi çekici ismi nedeniyle dikkatimi çeken bir kitaptı. Doğruluğuna takıntı düzeyinde bağlı olduğum bir gerçek var. O da şu ki bir filmden ya da kitaptan alınan keyif bireyler arasında çok fazla farklılık gösterebiliyor. Birine hiçbir şey ifade etmeyen, bir başkasının hayatını değiştiriyor. Kitabevine girdiğimizde ilgimizi çeken bir kitap bunu tesadüfen yapmıyor, kitap bizi bulmuyor, biz kıtabı buluyoruz.

İnsanların özdeş, birbiriyle tıpatıp aynı yollarının olması imkansız. Hayat da zaten bu yüzden bu kadar keyifli. Herkesin ilerleyiş biçimi birbirinden farklı. O yüzden bir şeyin herkes tarafından kusursuz bulunması, genellikle çok zordur.

Tanrı’nın Formülü, daha önce okuduğum “Einstein’ın Son Sırrı” adlı kitapla benzerlikler göstermekte. O kitabın da konusu Einstein’ın herkesten sakladığı, insanlığın kaderini değiştirecek son bir formülü olduğuna yönelik bir iddia ve bu formülün peşindeki gizli güçlerdi.

Tanrı’nın Formülü de daha ilk andan itibaren okuyucuyu içine çeken, 552 sayfalık akıcı bir kitap. Ana karakter, Portekizli bir kriptolog ve tarihçi. Einstein’ın kimseye açıklamadığı bir formülü olduğu ve bu formülün de atom bombası yapımıyla ilgili basit bir yol içerdiği söyleniyor ve İran gizli servisi Portekizli kriptologdan yardım istiyor. İlk anda bunun herhangi bir şifre çözme işlemi olduğunu düşünen Thomas, işler karıştıkça ve olaya CIA de dahil olunca, kendini içinden çıkmakta zorlanacağı bir maceranın içinde buluyor.

Kitabın benim açımdan en keyifli ve öğretici yanları, Thomas ve şifrenin çözümüyle ilgili yardım aldığı bir fizikçi arasında evren ve yaratılış hakkında geçen konuşmalar oldu. Tanrı, varoluş, evren, insan gibi olguların ortaya çıkışıyla ilgili derin bilgiler içeren bu bölümler, zihni zaman zaman zorlasa da şüphesiz ki kıtabın en öğretici bölümleri. Bazen yaratılışçı bir hava, bazen de insanın ortaya çıkışının imkansıza yakın onlarca tesadüfün bir araya gelmesiyle ilgili olduğunu belirten bu cümleler, okuyucunun varoluşa bakış açısına ciddi bir derinlik kazandırıyor.

Kitabın son 50 sayfasında önemli bir kısım fizik ve matematik teorilerine ayrılmış. Bu konulara ilgi duymayanların dahi biraz dikkatli okuyarak bilgi sahibi olabilmesini sağlayacak bir formatta anlatılan bu bölüm, çeşitli şekillerde yorumlanabilir. Bir yerden bakarsak, insanın ve doğadaki ortaya çıkmış birçok madde ya da elementin, korkunç derecede düşük binlerce ihtimalin gerçekleşmesi sonucu olduğu anlaşılıyor. Ben her şeyin bir neden sonucu oluştuğuna inanlardanım o yüzden kitapta belli diyaloglarda az da olsa doğaüstü bir güce yapılan ithafa katılmadım. Ya da belki ben öyle yorumladım.

Düşündükçe çıldırtıcı bir yanı olduğu gerçek. Aslında bunu az çok bu konularla ilgilenmiş herkes bilir. Varoluş; adeta bir mucizedir.

Kitabın sonunda ortaya atılan teori ise, hem muazzam şekilde zihin açıcı, hem de akla gelmeyecek kadar çılgınca. Bu noktada kitabın sonuna dair ipuçları vereceğim.

Aslında olay Einstein’ın kayıp formülünün içeriğinin anlaşılması. Einstein’a göre bir gün dünyanın ve büyük çökme sonucunda da evrenin sonu gelecek. Ama formülle ilintili olarak, kitapta şöyle bir soru ortaya atılıyor? Bu engellenebilir mi? Einstein bunun mümkün olduğunu ispatlamak üzere olmuş olabilir mi? Başka galaksilerde yaşamın ya da zekanın  dolayısıyla da bilincin devamı mümkün mü?

Bunun mümkün olduğu ve daha da inanılmaz olarak, zekanın asla kaybolmayacağını ve hatta süper bilgisayarlara aktarılarak büyük çöküş ya da donmanın gerçekleşmesini engelleyecek düzeye gelebileceğine yönelik iddia ise kitabın sonunu mükemmele yakın şekilde bağlama konusunda başarılı oldu denebilir. İlk anda imkansız gelen bu düşünce, insanlığın son 50 yılda geldiği seviyeyi düşününce  ve bunun üzerine onbinlerce yıl koyunca hiç de imkansız görünmüyor. Her noktayı kontrol edebilecek seviyede ve bilinçte süper bilgisayarlar ve böylece bir nevi Tanrı rolü. Hiç kaybolmayan zeka ve gerçek anlamda sonsuzluk. Büyük çöküşün engellenmesi…

“Tanrı’nın Formülü” bu konulara az çok kafa yoranların keyif alacağı bir kitap. O yüzden de hızlıca okunuyor. Her açıdan okumakta fayda var gibi görünüyor.

Not: Bu yazı 26 Ağustos 2014’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s