Yaşamsal Sorunlar

kitap-2232249-7C7B-4C32-C017“Bireysel psikoloji” ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatr Alfred Adler, “Yaşamsal Sorunlar” adlı kitabında bu ekolde eğitim danışmanlığı yapan bir psikoloğun nasıl çalıştığını anlatıyor. 210 sayfadan oluşan bu kitap, 12 farklı vaka üzerinden, güç eğitilebilir ve sorunluçocuklarla ilgili çalışmalara yer veriyor.

Şüphesiz ki her çocuğun kendi içinde birtakım sorunları vardır ve her vaka kendi içerisinde özel koşullar barındırmaktadır. Problem çocuk olarak görülebilecek bu vakalarla ilgili Adler, öncelikle olarak çocuğun yetiştiği çevre ve sonrasında aile içindeki durumunu göz önüne alarak olayı detaylı bir şekilde anlatıyor. Yetişkinlerde ortaya çıkan birçok sorunun aslında temelde çocukluk yılları kaynaklı olduğunu da vakalardan bir kez daha anlayabiliyoruz. Kitaptaki yazılarda Adler, kendi öğretisi üzerinden konuşmuyor, eğitim danışmanlığı yapan bir psikoloğun nasıl çalıştığını gözler önüne seriyor.

Kitaptaki en temel noktalardan biri olarak, detaylı incelendiğinde, anne ve babaların yaptığı o denli bariz hatalar göze çarpmakta ki insan acaba incelenmesi gerekenin ebeveynler mi olduğunu sormadan edemiyor. Çocuklardaki davranışsal bozuklukların temelinde yatan şeyin, aslında büyük oranda yetiştirilme tarzı olduğunu açıkça görmek mümkün.

Adler çocuğun yetiştiği çevre ve atmosferi açıkladıktan ve raporunu paylaştıktan sonra, en uygun çözüm üzerine düşünmekte. Sonunda da çocukla yüz yüze görüşerek, hem onu rahatlatmak hem de çözümle ilgili notlar almayı amaçlamakta. Adler, çocuğu karşısına alıp onunla olgun biri gibi konuştuğunda, gerçekten de çocuk üstünde olumlu bir etki yaptığını gözlemliyoruz. Çocuk, her şeyden önce önemsenmek istiyor.

Özetle kitap, çocuk yetiştirme konusunda sıkıntılar yaşayanlar içen bire bir. Farklı tarzlardaki 12 vaka üzerinden, birçok değişik sorunu tanımak ve hatta kendi hayatımızdan ve geçmişimizden de parçalar bulmak olası. ÖzellikleTürkiye‘de son zamanlarda hemen her gün bir çocuğun ölüm haberini alıyoruz. Türkiye’nin çocuk yetiştirme konusunda gidilecek daha çok uzun bir yolu olduğu açık. Anne baba olmanın önemini kavrayamayanlar ve hatta daha kendileri çocuk olanlar, ülkedeki koşullar yüzünden, bazen cehalet bazen de aile baskısı nedeniyle evlenmek zorunda kalıyorlar. Ortaya da hiçbir şekilde ilgilenilmeyen ve itilip kakılan çocuklar çıkıyor. Kaybolan yılları ise tedavi etmek, kitapta da belirtildiği gibi daha zor oluyor. Tüm bunların sonucunda olay, kaçınılmaz olarak yaşamsal bir soruna dönüşüyor.

Son olarak, kitabın başında da belirtildiği gibi, Adler’in çalışmalarına yön veren asıl itici gücün, yaşamı boyunca toplumsal sorunlar karşısında gösterdiği duyarlılık olduğunu da ekleyelim.

Not: Bu yazı 14 Nisan 2014’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s