Ve Bir Sabah Bir Başbakan Ülkesine Ateist Olduğunu Açıkladı

32dd5a181a1b6724abb91d303ac94eaa-1287-ADAE-C237Ve bir sabah, uzak bir ülkede bir Başbakan ateist olduğunu açıkladı. Ama grup toplantısındaki açıklamaları bu kadarla kalmıyordu. Nefes almadan hep konuştuğu konular hakkında açıklamalar yapmaya devam ediyordu. Yaptıkları hizmetleri, ülkeyi nereden nereye getirdiklerini anlatıyordu. Fakat olan olmuştu. Tüm kitle iletişim araçları kilitlenmişti. Herkes neler olduğunu düşünüyordu.

Bir anda herkes televizyonun, bilgisayarının başına koşmuştu. Piyasalarda korkunç dalgalanmalar başlamış, ülkenin parası yabancı paralar karşısında muazzam değer kaybediyordu. Başbakan; konuşmasına “Ne zamandır düşünüyordum ve sonunda bize anlatıldığı şekilde bilinçli bir yaratıcının olmadığına karar verdim. Elbette bu durumu yıllarca ülkemin geleceğini göz ederek hemen açıklamadım. Ama artık daha fazla içimde tutamıyorum. Halkım beni anlayacaktır.”

Ülkede bir anda gündem değişiyordu. Her kanalda saatlerce süren açık oturumlar yapıldı. Herkes şoktaydı. İnsanların aklında tek bir soru vardı: “Partilerin oy oranları değişmiş midir?”

Seçim anketlerini hazırlayan şirketler hemen iş başına geçmişlerdi. Sonuçlar istikrarın geleceği açısından korkunçtu. Ülkeyi uzun süredir yöneten, ufak tefek dönemsel düşüşler hariç hiçbir şekilde oy kaybetmeyen bir partinin oy oranı yüzde 5’e düşmüştü. Hemen hemen tüm anketlerde aynı sonuçlar çıkıyordu. Neler oluyordu? Nice yolsuzluk, haksızlık, adaletsizlik, kastedilen hayatlar, bitmeyen kadın cinayetleri, nefret suçunu körükleyici söylemler, bir türlü değişmeyen yasalar. Hiçbir şey onlara güç kaybettirememişti. Kaybettirecek bir takım gelişmeler vardı ama ani bir değişime yol açmıyordu. Ama yalnızca bir kişinin, inancı konusundaki değişim dengeleri alt üst etmişti. Piyasalar berbat haldeydi.

Gözleri yaşlıydı. “Neden böyle oluyor” diye soruyordu. “Ne yaptım ki ben? Ne dedim? Kimin kalbini kırdım? İnsanların ölümünü mü göz ardı ettim? Birilerini hedef mi gösterdim? Önüme geleni aşağılayıp küçük mü gördüm? Halkımın özgürlüğünü kısıtlayacak yasaları kafama göre mi çıkarttım? Hangi haksızlığı yaptım da bu halk benim vicdan özgürlüğümü yargılıyor? Suçum bir anda 180 derece dönmek mi?”

Hiçbir konuşma bu durumu değiştirmiyordu. Yıllardır ülkeyi yöneten partinin oy oranı seçim anketlerinde yüzde 5’e düşmüştü. Kriz içinde 1-2 yıl geçiren ülke, sonunda o partiyi iktidardan almış ve gerçekten inançlı bir lider seçmişti. Ateist olan eski liderlerini bir daha siyaset sahnesinde gören olmadı. Hikaye sona erdi.

Not: Bu yazı 11 Şubat 2014’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s