Fobiler Ülkesi

bulent-ersoy-650-9377-2FCC-C43EGeçen günlerde, Bülent Ersoy’un çıktığı programda Mevlit Kandili nedeniyle tesettüre girmiş bir şekilde ilahi okuması, özellikle sosyal medyada birçok farklı yoruma sebep oldu.

Bu konu sanırım 2 açıdan ele alınabilir. Öncelikle Bülent Ersoy’un samimiyeti sorgulanabilir. Samimi midir? Olmadığını düşünüyorum. Ama bana, inancının güçlü olduğunu iddia eden birinin, samimiyetini tek bir olay üzerinden ölçüp; sert eleştirilerde bulunmak da adil gelmiyor. Bu hareketin temelinde yatan çelişki üzerineyorum yapmak yerine, olayı islamofobiye kadar götürmek çok da tutarlı bir hareket değil.

Bu bilindiği gibi alışık olduğumuz bir durum. Türban alerjisi hala birçoğunun giderebildiği bir şey değil. Bunu din kavramını hiçbir açıdan mantıklı bulmayan biri olarak söylüyorum. Ama bu elbette tercihleri yargılamaya neden olmamalı.

Sonuçta, Bülent Ersoy, televizyon izleyicilerinin önemli bir kısmının muhafazakar olduğu bir ülkede, muhtemelen saygılı ya da sevimli görünmek için bir hareket yapmış. Muhafazakarlıktan kastım illa ki AKP sempatizanı olmak değil, dini hayatının temeline hiçbir zaman almamış ama “ne olur ne olmaz” diye kenarda her zaman bulunsun diyerek de sorgulamaya girişmemiş ortalama kitle de kandiller konusunda genelde hassastır. En kötü ihtimalle mesaj yazıp, tüm rehberine göndermeyi ihmal etmez.

İkinci ve Ersoy’a yapılan ilk eleştiriden çok daha seviyesiz olan eleştirinin temelinde de, Türkiye‘nin kanayan yaralarından olan, ötekileştirilen cinsel kimlikler yatıyor.

Çoğunluktan farklı cinsel kimliklerin, bilinçaltı ve üstünde hala ciddi bir fobi yaratan insanların çoğunluğu oluşturduğu bir toplumda, yapılan bel altı espri ve çıkışlar, dünya ile iletişimin bu denli arttığı bir dönemde, aslında bu iletişimin hala yalnızca teknoloji temelli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Cinsel kimliklere hoşgörüyle yaklaştığını söyleyen insan bile, en basiti Twitter ya da Facebook’ta Bülent Ersoy’un türbanlı fotoğrafını tamamen bel altı şakalarla karıştırarak bir dalga konusu yapıyor. Çok sevdiğim biri, lügatıma bu günlerde yeni bir cümle kattı: “Her şey dilde başlar.” Bu insanlar için devrim, aslında hiçbir zaman dilde başlamamış.

Daha çok küçükken, belki kendilerinden farklı biriyle karşılaştıklarında, parmakla gösterirken ya da gözlerini dikerek bakarken, kimse onları karşısına alıp, bunun içindeki yanlışlığı anlatmamış. Yaşken eğilmelerini sağlayacak bilgilerle karşılaşmamışlar. O şekilde büyüyenler, bugün de doğal olarak benzer şekilde davranıyorlar.

Zihne yerleşmiş, günlük dilde sürekli kullanılan küfürler aslında son derece seksist. Bunlar sürekli kullanılıyor. Ayrımcılık, dile bir şekilde müthiş bir biçimde yerleşmiş.

Bu espriler Bülent Ersoy’un yerinde farklı biri olsa yapılacak mıydı? Hayır.

Çünkü ortada ciddi bir transfobi var. Aslında insanların hala büyük çoğunluğunun, kendileri gibi olmayan birçok kimliğe karşı ciddi bir fobileri var. Küçük dünya ve kutsallarına sıkışmış bu milyonlar, dillerine yerleşmiş birçok klişenin altındaki hastalığı keşfetmekten çok uzaklar.

Bülent Ersoy’a bunları yapanların birçoğunun üniversite mezunu olduğunu da hatırlatmak gerek. 20 yıllık bir eğitimin sonucunda, en basit şeylerin dahi bu kadar yerleşmemiş olması bir hayli ilgi çekici. Ya da vurgulamaktan yorulmadığım üzere, aslında değil.

Aslında olay yalnızca, hala özgürlük kavramını yalnızca sözlük anlamı üzerinden ezberlemek. İçselleştirilmiş bir özgürlük anlayışı hala yok. En temelde bu sorun yatıyor.

ABD‘nin eski Başkan yardımcılarından Adlai Stevenson; “Özgür toplum, azınlık olmanın güvenli olduğu toplumdur” demiş. Sanırım her şeyin özeti bu sözde gizli.

Not: Bu yazı 16 Ocak 2014’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s