Benim Biricik Anneannem

cumhuriyet-1-1E71-AE17-B477Zamanında seveni kadar sevmeyeni de olan ve hatta bazılarının şarlatan olarak gördüğü, birkaç kitabını okuyup genel olarak fikirlerini mantıklı bulduğum, kısaca Osho olarak bilinen Hint mistik guru, spiritüel ve filozof; “Devrim” adlı kitabının bir yerinde “Anlayış ya vardır ya da yoktur” diyordu.

Benim anladığım; çoğu konuda anlayış, siyah ya da beyaz gibiydi. Ya vardı ya yoktu.

Mesela Facebook’ta 29 Ekim’de ya kutlama mesajları yazılacak; profil resimleri değişecek ya da hiçbir şey yazılmayacaktı. Ortası yoktu. Hiç rast gelmedim.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti 90 yaşında. Kutlamalar Marmaray’ın da açılışıyla birleşince hem coşkulu hem de her zamanki gibi bol “taraf”lı geçti. Bazıları kutlarken dahi birilerini ötekileştirdi, eğlenirken “Kıskananlar çatlasın” demeyi ihmal etmedi. Tüm mihraklara sövüp rahatladı.

Buradan ani bir geçiş yapmak istiyorum.

Önceki gün, yine alt katımda yaşayan Dedemlere uğradım. Çocukluğum önemli zamanları orada geçti. Cumhuriyet & Aile ilişkisini kurabilecek miyim bilmiyorum ama 29 Ekim’i, Cumhuriyet’e dair birkaç tespit yapmadan geçmek istemedim.

Sakallarım, 4 günlük tatilin getirdiği rehavet nedeniyle normal uzunluğun bir parça ötesine geçmişti. Anneannemler genelde sakaldan hoşlanmazlar. Sakalım biraz uzasın; şakayla karışık “Oğlum çok uzamış ne o öyle kara kara” diyerek uyarmadan rahat edemezler. Biricik anneannem sağ olsun geçen gün yine patlattı bombasını:

–          “O ne öyle oğlum kara kara Kürtler gibi.”

Bu tarz yorumlar ilk kez olmuyor tabii. Ara ara bu tarz minik ırkçılıklar gelir; ben de genelde gülüp geçerim ama bazen de dokundurmaktan keyif alırım.

–          Anneanne mesela sakalını uzatan Türk yok mu? Neden bu şekilde başka ırkları aşağılıyorsunuz?

Dedemin de az çok dünya görüşümün aslında farkında olduğu ama bu tip konulara çok da girmediğimiz için zaman içinde unutabildiği bilgisini vereyim.

Anneannemin dindarlık seviyesi ortalama CHP Müslümanlığının ortalamanın bir iki tık üzerinde olduğu için yine oradan vuruyorum. Gülerek; “Bu şekilde insanları aşağılamak inandığınız Kuran-ı Kerim’in neresinde yazıyor?” diye soruyorum.

O masum bakışını atıyor.

–          “Ben sevmem Kürtleri.”

Bilindik şeyler duyacağımı bilsem de nedenini sordum.

Ve cevabını anlattı.

Edirne’de, anneannem çocukken sanırım bazı Kürt aşiret reisleriyle görüşmeler olmuş. Söz konusu il Edirne olduğu için biraz garipsemiştim ama çok da üstelemedim. Çocuklar hiç dışarı çıkmamışlar ama anneannem ara ara baktığında, sakallı, sarıklı bazı insanlar görmüş. Anlattığı hikaye bu. Yani belki daha farklı bir hikayesi olsa o zaman da bambaşka bir temel oluşturacaktı. Tabii sonrasında da bir şekilde duyduğu hikayeler ve son 30 yıllık malum sorunlar üzerinden böyle bir çıkarım yapmış.

Tabii bu arada Dedem, komik ama gayet ciddi bir şekilde, “Bu çocuk komünist olmuş” dedi. Güleyim mi ciddi ciddi cevap mı vereyim bilemedim. Dedemler artık önemli bir yaştalar. Bir şey anlatmaya gerek olmadığını bilsem de; “Dede ne ilgisi var? Tüm ırklar eşittir biliyorsun ki (Bilmediğini biliyorum). Bunu söylemenin komünist olmakla ne alakası var” diye sordum.

Sonra anneanneme dönerek; “Bunlar bizi dinlemezler” dedi. İşte bu nokta çok kritik: “Bunlar”.

“Dede bunlar kim?” diye sordum. Çok düşkün olduğu torunu bir anda “bunlar”dan olmuştu. Aslında biliyordum ki dedem değildi o anda konuşan, refleks olarak dökülüyordu o sözcükler ağzından. Sadece kalıplar dışarı çıkıyordu. Büyüdüğüm evde sanki karşımda 15 saniyeliğine bir yabancı vardı.

Bunu yapan eğitimi ve edebi birikimi yaş gruplarının gerçekten de ötesinde olan biriydi. Dedemdi. “Biz Cumhuriyet insanlarıyız oğlum” dedi. Otomatik çıkıyordu yine her şey. Sanki ben şeriyat insanıydım. Konu oradan Ermenilere, oradan da anlatmanın uzun süreceği bir yere bağlandı. İşi sonunda şakaya vurarak ayrıldım.

Canımdan çok sevdiğim, bende büyük emekleri olan dedemlerle aramda zaman zaman geçen diyaloglardan biri olan bu durum, aslında bugün yaşanılan her şeyin bir özeti. Onlara kendi çapımda bir şeyler anlatmaya çalışsam da bunun aslında gerekli olmadığının farkındaydım ama bu hiçbir şey söylememek de olmamalıydı.

Şurası bir gerçek ki yıllar içinde yarattığımız ve artık kemikleşmiş hale gelmiş bu iklim sağlıklı değil. Her şeyi düşman olarak gören bu görüşler yıllarca tüm kuşaklara aşılandı. Ve elimizin altındaki onca kitaba, kaynağa rağmen bu durumu bir türlü aşamıyoruz.

Dedemler de o dönemin zor koşullarında büyümüş, bir de devlet kademesinde yükselmiş olmanın getirdiği bir aidiyet duygusuyla sorgulamaya tamamen kapalı olmuşlardı.

Bu durumu nesilden nesle aktarmaya devam ediyoruz. İnsanlar büyük oranda ezberlerini sorgulamaktan kaçınıyor, oluşturduklarını düşündükleri dünya görüşü, sınıfsal durumlarını meşru kılmanın ötesine geçemiyor ve altını dolduramıyorlar. Kendi açılarına ve sıkıntılarına son derece duyarlı ama karşıt fikirdekilerin sıkıntılarını yalnızca hainlik olarak görüyorlar. Cumhuriyeti kutlarken dahi aslında yalnızca kalıplarını kutsuyor ve onlar gibi düşünmeyen herkesi hain ilan ediyorlar.

Dedem dahi 30 saniyeliğine de olsa öz torununu bir anda ötekileştiriyor. Bu yaşlılık denilip geçilemeyecek bir refleks. Dedeme, “Tarihte herkes herkese zarar vermiştir ve her şey zaman içinde insan baz alınarak değişebilir; biz Türkler her zaman haklı olamayız” diyorum. Susmak bana hep ikiyüzlülük gibi gelmiştir. İkna edemeyeceğimi bilsem de tamamen susmak istemiyorum.

Sonuçta Cumhuriyet bugün 90 yaşında ama aslında hala 15 yaşındaki bir çocuğun olgunluk düzeyinde. Zamanla büyümeyi başarabilir mi? Eğer hala yalnızca kendi için değil kendi gibi olmayanlar için de endişelenen, olaylara yalnızca vicdani açından bakanlar öyle ya da böyle varsa, umut da var demektir.

Nice mutlu yaşlara Türkiye.

Not: Bu yazı 31 Ekim 2013’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s