Faiz: 7.75. Dalın!

intergalaktik-faiz-lobisi-98CF-6FF4-750AGezi Parkı direnişini, insanlara faiz lobisinin organize ettiği bir öcü gibi gösterenlerin tarafında, bir süredir sessizlik hakim durumda. Çünkü işin direniş boyutunda da ufak bir durgunluk hakim. Bu son derece doğal, kaçınılmaz bir sonuç. Gezi Parkı direnişinin sürekli aynı tansiyonda devam etmesi beklenemezdi. Taraflardan biri mola aldığında, diğeri de mola aldı. Eylül ayı itibarıyla, farklı gelişmeler söz konusu olabilir. Zaten bilindiği üzere, bu konuda çeşitli “istihbaratlar” alınıyormuş. Bu çok bilindik bir düşüncenin dışa vurumu. Başbakan’ın hemen hemen tüm kurmayları bu senaryoyu, bu süreçte pişirip pişirip toplumun önüne koyacaklardır. Amaç artık kamuoyu yaratmak değil, beyinlere, tam anlamıyla Gezi Parkı direnişinin iç ve dış mihrakların oyunu olduğunu “yerleştirmek”.

“Ligler başlıyor, üniversiteler açılıyor…”

Medya tarafından bu durum, insanlara yeni olayların başlangıcıymış gibi sunuluyor. Muhtemelen bunu kabul etmeyeceklerdir ama bazı haberlerin veriliş şekline bakınca, bu gerçeği görmek çok zor değil. Sanki Gezi Parkı direnişi tamamıyla, yasa dışı bir gösteriymiş gibi gösterilip; onun uzantılarının üniversitelerde ve tribünlerde görülebileceği konusunda bir senaryo yerleştiriliyor beyinlere. Ama haberler kötü. Evet, Gezi Parkı direnişinin uzantıları hem tribünlerde hem de üniversitelerde görülecek.

Kadıköy’de Fenerbahçe’yle PSV Eindhoven arasında oynanan hazırlık maçında, tribünler bir süre, “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganıyla inledi. Bir şey oldu mu? Kimsenin burnu kanadı mı? Elbette hayır. Ama orda 1 kişi dahi etkilense birileri için bu durum iyiye işaret değil. İnsanlara, tüm bu süreci, büyük bir senaryonun parçası diye yutturmaya çalışmaları çok iyi anlaşılır bir durum. Çanlar birileri için çaldığında senaryo hep benzerdir.

Dün itibarıyla ligler başladı. Bazı tribünlerde direniş tezahüratlarını duymaya başlayacağız. Üniversitelerde de benzerleri görülecektir. Provokasyona, kimsenin eline koz vermemeye özen göstererek; her türlü protesto eylemi gerçekleşebilir. Birilerini ötekileştirmek için fırsat kollayanlar, en küçük şansı değerlendirmeye çalışmaktan geri durmayacaklardır. En ilgisiz şeyleri birbirine bağlanmaya çalışacak, direniş kavramı sıcaklığını koruduğu sürece, birilerinin de komplo teorisi yaratma arzusu sıcaklığını koruyacaktır.

Hep söylediğimiz gibi, 31 Mayıs – 1 Temmuz 2013 arası, çok önemli, tarihe geçecek bir dönem oldu. Çok önemli kazanımları oldu, önemli farkındalıklar yarattı. Bu dönemin önemini, maalesef çoğunluğu oluşturan bir kesim henüz kavrayamıyor. Bu dönemi, herkesin benzer şekilde yorumlaması elbette beklenemez. Mutlak sonuç almak da beklenmemeli. Ben, kendilerini bu toprakların sahibi sananların, çok önemli bir mesaj aldıklarını düşünüyorum.

En önemli kazanımın bu olduğunu gerçeğini unutmayarak; sağduyu ve hoşgörü kavramlarını aklın bir ucunda daima tutarak; elden geldikçe, eğitimli/eğitimsiz diye ayırmadan zihnimizdekileri etrafımızla paylaşmalıyız. Eğer konumumuz bunu izin vermiyor diye düşünüyorsak; zaten Gezi Parkı ruhunu hiç anlayamamışız demektir. Ama pes etmeden mücadeleye devam edersek; işte o zaman daima haklı kalırız.

Not: Bu yazı 18 Ağustos 2013’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s