“Bir Kitap Okudum; Hayatım Değişti.” Mi Acaba?

tanrilar-okulu-966F-F052-A2C1Ben genelde, “Bir kitap okudum hayatım değişti” gibi cümlelere inanmam. Bir kitapla, hayatın değişeceğini düşünmek; asıl önemli noktayı gözden kaçırmaya sebep oluyor. Bu önemli nokta, bir kitabın ya da filmin, herhangi bir kişi üzerinde büyük bir değişim yaratıyorken; başka bir kişinin üzerinde tamamen etkisiz kalabildiği gerçeği. Her olayda olduğu gibi, kitap okumanın yapacağı etki de bireye göre farklılık gösterir. Kişinin değişiminde, kitap elbette bir aracı olabilir ama o ana gelene dek, kişi ?ister bilinçli ister farkında olmadan- muhtemelen tuğlaları tek tek dizmiş ve o kitap da son tuğla olmuştur.

Birkaç yıl önce okuduğum, Tanrılar Okulu -babamın üniversite hayatım boyunca oku dediği ancak benim mezuniyetten 2 yıl sonra okuduğum ve çok beğendiğim bir kitap- adlı kitapta, bu düşünceyi destekleyici bir söz gördüğümü hatırlıyorum. Kitabın bir yerinde, “Bilmediğin şeyi öğrenemezsin” diye bir cümle geçiyordu. İlk bakışta, çok basit gibi görünse de zihni çok zorlayıcı bir yanı olduğunu da düşünüyorum.

Mesela bir kitabı çok beğendiğini söyleyen birine, kitapla ilgili sorular sorulduğunda, genel olarak anlatılmak isteneni çok da kavrayamadığı görülebilir. Buradaki beğeni durumu, içselleştirerek anlamak değil de, daha çok okunan cümlelere olunan hayranlığın verdiği bir şeydir. Her şeyiyle anlamak; bambaşka bir hikayedir.

Bu durumu, yakın bir arkadaşımla tartıştığımda; benzer mesajlar çıkardığımızı gördüm.

Örnek vermek gerekirse; bazen çok beğendiğim kitapları düşünüyorum. Bunlar, mesela, herhangi bir roman, araştırma/inceleme ya da bir kişisel gelişim kitabı olabilir (Onlara karşı önyargılı olsam da içlerinde gerçekten değerli kitaplar da var). Bu kitaplarda okuduğum her şeyi beğeniyor ya da onaylıyor olmam, aslında zaten kitapta anlatılmak istenenler üzerine düşünmüş ve genel olarak yansıtılmak isteneni akıl süzgecimden geçirmiş olmamla ilgili olabilir mi?

Aslında, anlatılmak istenen şeyin çoktan bir parçası olduğum için mi bu denli beğeniyorum? Mesela insanlar ve hayat hakkında fazla düşünmeyen birisi; bir Dostoyevski ya da Tolstoy romanından etkilenebilir mi?

Tanrılar Okulu’nu üniversite hayatım boyunca okumadım. Neden? Yapacak daha önemli işlerim mi vardı? Kesinlikle hayır. İş hayatına henüz girmemiş biriydim. Bolca vaktim vardı, muhtemelen hayatım boyunca bir daha o kadar boş vaktim olmayacak. Ama ben kitabın kapağını bile açmadım. Neden?

Çünkü bana göre, kitaplar bizleri değil, biz kitapları buluyoruz. Okudukça öğreniyoruz ama okuduğumuz şeye verdiğimiz tepki, aslında bildiklerimizle doğru orantılı.

Muhtemelen Tanrılar Okulu’nu o dönem okusam; ya hiçbir şey anlamayacak ya da ilk 15-20 sayfadan sonra kitabı bırakacaktım. Ama sonrasında ne oldu da o kitabı bir anda okumaya karar verdim ve kısa sürede bitirdim? Ve kitapta söylenen hemen hemen her cümleye neden katıldım? Kahramanın başına gelenleri okurken; neden ben de Dreamer’ın (okumak isteyenler olacağı için detay vermeyeyim) verdiği tepkilere benzer tepkiler verdim?

Bu kitap başka birine sıkıcı ya da saçma gelebilir. Yanlış anlaşılma olmasın; kitabı anlamak için yüksek bir bilinç düzeyine gelmek lazım demiyorum. Yalnızca her bireyin, bir şeyleri keşfinin zamanı olduğunu belirtmek istiyorum. Bu zamanı, burada sayamayacağım kadar fazla sayıda koşul belirliyor. Yakın bir arkadaşım, zaman zaman hayata dair daimi bir söyleniş içine girdiğinde, onu kitaptaki ana kahramana benzetiyor ve bu kitabı okumasını öneriyorum. Tek bir kitap asla sorunları çözmez biliyorum; ama kapının açılmasına yardımcı olabilir. Arkadaşım ise kitabı ısrarla okumuyor. Bu konuda, ona baskı yapmaya hakkım var mı?

Özetle, çok beğendiğim kitapları okurken hissettiğim şey, sanki gerçekten de bana bilmediğim bir şey söylemedikleri gerçeği. Bu bir açıdan, son derece megalomanca gelebilir ama öyle olduğunu düşünmüyorum. Ben elbette, Tanrılar Okulu’nun yazarı Stefano D’anna gibi, cümleleri başarıyla yan yana getiremezdim. Ancak bildiğim şu ki kitabı anlamamın ve çok sevmemin ana sebebi, bana yeni bir şeyler vermiş olması değil, zaten bildiğim bir şeyleri sıradışı bir hikaye üzerinden söylemiş olması ve benim de bunları okurken onayladıktan sonra, artık tam anlamıyla içselleştirmiş olmamdı. Belki de aynı kitabı yıllar sonra bir kere daha okuduğumda; bambaşka tatlar alacağım. Bu da tabii, insanın “potansiyel” değişimine dair, önemli bir gerçek.

Okudukları bir kitabının, hayatlarını değiştirdiğini söyleyenler olacaktır. Sonuçta, bu konuda herkesin aynı fikirde olması imkansız. Bunlar elbette, benim kişisel gözlemlerim ve doğruluğuna inandığım şeyler. Katılmayanlar da olacaktır. Ama zaman, bu değişimin sebebinin yalnızca okunan kitap kaynaklı olup olmadığını mutlaka gösterecektir.

Not: Bu yazı 16 Temmuz 2013’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s