Bir Blogger’ın Samimiyet Testi

fotonkusagi-yazar-6334-0F0D-4E1CBir insan neden yazma ihtiyacı hisseder? Yazarlar, kendilerini daha iyi ifade etmek, hayatta söyleyemediklerini haykırmak için mi yazarlar? Yazma ihtiyacının özünde, aslında hayatla bir kavga vardır. Burada, kavga sözcüğü, elbette tırnak içindedir. Belki de “dert” demek, yazı yazma isteğinin temelini açıklamak için, daha iyi bir açıklayıcı olacaktır.

Kimisi para için de yazar ama bana göre, yalnızca para kazanma isteğiyle yapılan hiçbir iş, hayata bir değer katmaz. Yazmak; bunun yanında, aslında ciddi şekilde egolarla da ilgilidir. Bir şeyleri akılda saklı tutmak yerine, dünyayla paylaşma isteğinin, egolarla ilgili de olduğunu düşünüyorum.

Franza Kafka’nın, yakın bir arkadaşına yazdıklarını yakmasını söylediği bilinir. Bu konuda, geçenlerde, bir arkadaşım bu talebin aslında ilk başlarda yazdıklarıyla ilgili değil de son dönemlerinde yazdıklarıyla ilgili olduğunu söyledi. Muhtemelen, bunu yapma isteğinin altında tamamlanmamış olduklarını düşünmesi oldu.  Yani, Kafka da bu aklındakileri, çoğunlukla, dünyayla paylaşmayı tercih etmişti. İyi ki de etmişti.

Yazar, zihnindekileri ve günlük hayatında söyleyemediklerini “diğerleriyle” paylaşmak ve belki de bu şekilde var olmak ister. Bence, işin temelini anlatan hikaye budur. Bu dünyada, yazarlar her zaman olacak çünkü insanlar birbirleriyle iletişim halinde oldukları sürece, yazılması gereken çok fazla hikaye de var olacak demektir.

Yazarlarla ilgili bu kısa gözlemlerden sonra olayı kendime bağlamak; “Sen de mi yazar oldun eşekoğlueşek” gibi yorumlara sebep olabilir ama sonuçta ben yazar olmadığımı biliyorum ve bu yazıyı da bir şekilde kendime bağlamak zorundayım.

Benim yazma hikayem, henüz emekleme aşamasında bile değil.

Bundan bir süre önce, Türkiye’de tarafsızlığına inanarak takip ettiğim 3-4 gazeteden biri ve içlerinde en çok okuduğum olan, Radikal’de bir blog açmıştım. Ne zamandır az çok bir şeyler karalamak isterken, değerli bulduğum bir insanın da teşvikiyle bu kararı aldım. İlk bakışta yalnızca bir blog gibi görünebilir. Sonuçta dünyada bloğu olan milyonlarca insan var. Ama tabii bloğa yüklenen anlam da kişiye göre değişebilir.

Radikal Blog’da yazdığım ilk günün sonunda, uzun süredir hissetmediğim bir duyguyla uyumuştum. Bu duruma bir arkadaşım, “Belki de o anda, uzun bir süre sonra ilk kez gerçek anlamda var oldun” dedi.  Doğru ya da yanlış olarak değerlendirmedim yorumunu ama mantıklı bir yanı kesinlikle vardı.

Yazdığım sadece herhangi bir blog yazısıydı ama bana gerçekten de çok iyi hissettirmişti.

Sonrasında birkaç yazı daha yazdım. Bazen iyi, bazen kötü eleştiriler aldım. Ama bunları hiç önemsemiyordum. Yalan söylemeyeceğim, elbette iyi eleştiriler hoşuma gidiyordu ama ana amaç o değildi. Ben yalnızca yazdıkça daha iyi hissediyordum. Nihai bir hedefim vardı elbette bu konuda ama bu süreçteki ilk amacım o değildi. Yazmaya başladığım dönemin, askerlik sonrası olması ve o süreçte henüz bir işimin olmaması da yazma hızımı ve konsantrasyonumu artırdı.

1 Temmuz itibarıyla, yine yoğun olma ihtimali yüksek görünen bir işim var. Bana blog açma ısrarında bulunan arkadaşım, işi çok yoğunken, ilginç şekilde daha çok yazdığını söylemişti. Buna ilk anda şaşırmıştım ama sonrasında düşününce aslında mantıklı olduğunu gördüm. Belki zihin boş kaldıkça tembelleşiyor, rekabete girdikçe ve zorlandıkça daha çok üretiyordu.

Yazma konusunda, ne kadar samimi olduğumu önümdeki süreç gösterecek. Yazmak; boş kaldığımda kendimi rahatlatacak herhangi bir aktivite mi yoksa yalnızca oyalanmaktan öte bir tutkunun başlangıcı mı?

Ortada gerçek bir arzu varsa, dünya üzerindeki en yoğun iş bile, bu arzuyu tatmin etmeye çalışmanın önüne geçemez. Sonuçta ben bir yazar değilim, burada söz konusu olan yalnızca bir blog ama bir şeyler karalamak için, ille de 7/24 yazan biri olmaya gerek yok diye düşünüyorum. Ne kadar yoğun bir iş temposu olursa olsun, ortada gerçek bir şey varsa, bu tempo onun önüne geçemeyecektir. Ortada gerçek olmayan bir şey varsa, zaten 1 Temmuz itibarıyla sona ermiştir. Zaman, her şeyi gösterecek.

Not: Bu yazı 7 Temmuz 2013’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s