“Benim Biram, Benim Göbeğim”

icki-yasagi-98F2-3B46-5F27“Alkol tüm kötülüklerin anasıdır” diye bir söz vardır. Açıkçası, bu sözün, benim için hiçbir anlamı yok. Tüm kötülüklerin anası; yalnızca, insanın ta kendisidir. Ama sorumluluk üstlenmekten hiçbir zaman hoşlanmayanlar, suçu, farklı yerlere yüklerler.

Mesela, “Trafik canavarı”… Kazayı, 200’le giden ya da alkollü araç kullanan insan yapar, bir canavara ihtiyaç yoktur. Bu şekilde araba kullanan insan, zaten canavardır.

Ya da “Futbol terörü”… Rakip takım taraftarını bıçaklayan kişi, futbol nedeniyle değil, bilinçsizliği ve bunun sonucunda oluşan tahammülsüzlüğü nedeniyle terör estirir. Futbol olmasa, başka bir şeyi bahane edecektir, hayattan “intikam” almak için…

Her türlü iyiliğin de kötülüğün de, özünde insan vardır.

3 gün önce meclisten, içki yasağını düzenleyen, yeni bir yasa geçti. Şu anda, Cumhurbaşkanı’nın onayını bekliyor. Onay gelirse, bundan sonra market, büfe ya da bakkaldan gece saat 22.00’den sonra içki alınamayacak. Bu yasağı ihlal edenlere, idari para cezası uygulanacak.

Bu gibi yasaklar, dünyanın birçok ülkesinde mevcut. Fakat bakılması gereken bir başka nokta, da, ortalama içki tüketimi rakamları.

OECD raporlarına göre Türkiye’de içki tüketimi 1.5 litre. Avrupa’da 30 ülke içinde en fazla alkol tüketilen ülke, kişi başına 15.5 litreyle Lüksemburg. Lüksemburg’u 14 litre ile Estonya, 12.6 litre ile Macaristan ve Fransa izliyor. Avrupa Birliği ülkeleri ortalaması ise 10.8 litre. TÜİK’in 2012 araştırmasına göre, Türkiye’de, 15-24 yaş arası gençlerin yüzde 83.9’u hiç alkol kullanmadı. Alkol kullanan genç erkeklerin oranı yüzde 14,7, genç kadınların oranı olan yüzde 2,8’den yaklaşık 5 kat daha fazla. http://www.radikal.com.tr/ekonomi/yeni_icki_yasaklari_ne_degistirdi-1134889

Görüldüğü gibi, Batı’yla karşılaştırdığında, Türkiye’de alkol tüketimi, çok çok düşük seviyelerde kalıyor. Nüfusunun büyük çoğunluğunun alkol almadığı bir ülkede, bu kadar keskin bir şekilde alkol yasağı getirmenin, gençleri alkolden korumak ya da Başbakan’ın deyimiyle “kafa kıyak” dolaşmayan bir nesil yaratmak isteğinden daha fazlası olduğunu düşünüyorum.

Bu, her zamanki gibi, yasaklarla hayat tarzı dayatma hikayesi… Türkiye için, çok tanıdık bir hikaye…

“Ben içmiyorum, ama benim inancım bana yetmiyor, senin de benim gibi olmanı ve düşünmeni istiyorum.”

Bu toprakların hiç bitmeyen, herkesi şekillendirme isteği… Kendi inancı “O”nu asla tatmin etmez, etrafındakiler de onun gibi düşünmeli ve hatta yaşamalıdır.

Belki zaman içinde, yönetici güçlerin ideolojisi değişiyor ama yönetim biçimleri asla değişmiyor. Mesela yıllar önce, türbanla üniversiteye giriş yasaklandı, birçok genç kız, bu yüzden okuyamadı belki… Peki, sonucunda ne oldu?

Örgütlendiler ve eninde sonunda eğitim haklarını elde ettiler. Yasaklar, kısa vadede bir şeyler kazandırır gibi görünür, ama uzun vadede, yasaklara maruz kalan kitleyi, daha fazla hırslandırmaktan başka bir şey kazandırmaz. Kişileri değiştiremediği gibi, onlarda, rövanşist duygular oluşmasına da sebep olur. Yasak koyucular da, kendilerini tatmin etmenin ötesine geçemezler.

Sigara, alkol, uyuşturucu vs…

Bunların, elbette güzel alışkanlıklar olduğunu söyleyemeyiz. Ama hayat, yalnızca güzel şeylerin yapılarak geçtiği bir süreç değil. Açıkçası ben, bir insan için, hiçbir bağımlılığa inanmıyorum. Bir şeye bağımlı olan birey, asla özgür değil demektir. Tüm bağımlılıkların sebepleriyle yüzleşilmeli ve “o sebepler” paramparça edilmelidir. Ama kişi, bunu, konan yasaklar sayesinde değil, kendi içine dönerek başarmalıdır. Yasaklar, içselleştirmeye yardımcı olmaz, sadece tepki yaratır.

Tarih boyunca, yasaklar, hiçbir zaman, insanları isteneni yapma konusunda durduramamıştır. Bir tane dahi ülke yoktur ki, insanları yasaklarla isteğini noktaya çekebilmiş olsun. 5 sene kontrol edersin, 10 sene kontrol edersin, günü geldiğinde, yasaklar mutlaka delinir.

Daha mikro bazda bakarsak; bir ebeveyn, 14 yaşındaki çocuğuna sigara ve alkolü yasaklarsa, o çocuk, mutlaka tersini yapacaktır. Hele ki, karşısında, yıllarca rol model olarak söylediğinin tam tersini yapan bir anne-bana görmüşse. Yasaklayarak, kimseyi kalıba sokamazsınız. Soktuğunuzu sanırsınız, ama zamanı gelince, su yolunu mutlaka bulur.

Bu yasaya Cumhurbaşkanı’ndan onay gelirse, yine olan küçük esnafa olacak. İnsanlar, içkileri süpermarketlerden alıp, depo yapacaklar. Önemli gelir kaynaklarından biri, Cuma, Cumartesi geceleri sattığı içkiler olan tekel bayileri, önemli bir gelir kaleminden olacaklar.

Zaten akşam 10’da kapanan süpermarketler, muhtemelen daha çok içki satışı yapacaklar.

Bakıldığında medeni ülkelerde de buna benzer yasaklar görüyoruz. İngiltere’de, akşam 10’dan sonra, alkol bulmak zordur, hatta küçük şehirlerde imkansızdır. Yalnızca bar ya da kulüplerde devam edilir içki satışına. Amerika’da da benzer bir durum olduğunu, giden arkadaşlarımdan duymuşumdur genelde. Ama başta da belirttiğim gibi, oralardaki alkol tüketim oranları, Türkiye’den katbekat fazladır.

Sonuçta, ben bu yasağın, sağlıklı bireyler yetiştirme isteği ya da güvenlik gibi sebeplerle, uzaktan yakından alakası olmadığını, tamamıyla ideolojik olduğunu düşünüyorum. Ruh hastası yetiştirme konusunda, elimizde onlarca sebep varken, sağlıklı birey kavramını yalnızca alkol üzerinden tanımlamak, yaşam tarzı dayatma isteğinin dışavurumudur.

İçki yasağına kadar, ülkede, sorunlu gençliğin yetişmesine neden olan o kadar çok sebep var ki, işi dönüp dolaşıp içkiye bağlamak, samimiyetsizlikten öteye gidemiyor. Samimiyetsiz icraat konusunda sabıkası fazlasıyla kabarık olanlar, bu gibi kararlarla, yine kendilerinden bekleneni yapmanın ötesine geçemiyorlar.

Not: Bu yazı 27 Mayıs 2013’te Radikal’deki bloğumda yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s